|
Hergünün hikayesini okumak için o
günün linkine tiklayin.
1. Gün | 2.
Gün | 3. Gün
| 4. Gün | 5.
Gün | 6. Gün
1.Gün: 30 Mayis 2004
Yazan: Rudi Castineyra
Herkese merhaba, ve bu macerada bize katildiginiz için
tesekkür ediyorum. Bunun üzerinde aylarca
konustuktan, düsündükten, hayal kirdiktan,
planladiktan ve antrenman yaptiktan sonra nihayet rekor
antrenman dönemine baslamak üzerindeyiz. Su
an Türkiye Akdenizi’nin muhtesem kiyi kasabasi
Kas’tayiz. Her zamanki gibi hiçbirsey tam
planladigimiz gibi gitmedi ve daha simdiden dalmaya
bile baslamadan konusacagimiz “unutulmayacak”
deneyimlerimiz oldu. Bu deneyimler –baska ne olabilir
ki- tabii ki uluslararasi seyahat ile ilgili…
26 Mayis’ta Türkiye’ye seyahatime
baslamak üzere Miami Havaalanina 78 kilo fotograf
ve video malzemesiyle dolu plastic kutuyla geldigimde,
Amerikan Havayollari görevlisi çok rahat
ve sakin bir tavirla artik 45 kilogramdan fazla hiçbir
bagajin kabul edilmedigini söyledi. Ya eve geri
dönüm çantalarimi tekrar yerlestirip
uçagimi kaçiracaktim, ya da havaalanindan
ekstra bir çanta alip deli gibi plastik kutudaki
malzemeleri paylastiracaktim. Tabii ki ikinci seçenegi
seçtim, fakat uçaga ucu ucuna yetistim.
Bindigim uçak hava sartlari sebebiyle uçusunu
uzatmak zorunda kaldi ve Chicago’ya baglanti uçusumun
kalkmasindan 40 dakika once inebildim. Yine hayatim
pahasina bir kosu ile baglanti uçusuma yetistim,
fakat malesef bagajlarim bu derece sansli degildi ve
su an hala Avrupa’da bir yerde, bir zaman bana
katilmak üzere seyahatine devam ediyor, yetkililerin
söyledigine gore yarin (varisimdan 4 gün sonra)
elime geçebilirmis.
Daha sonra David bir baska macera yasadi. ABD’den
Türkiye’ye daha önceki tüm gelislerinde
yaptigi gibi giriste vize almak üzere uçacakti.
En azindan ABD’de konsolosluktan David’e
verilen bilgi bu sekildeydi, ve her zamanki gibi yanilmislardi.
Türkiye’ye gelmek için 20 saatlik
uçuslardan sonra Vize memuru yine sakin ve arkadasça
bir tavirla ABD’den vize alip gelmesi gerektigini,
girisine izin verilmeyecegini ve derhal ABD’ye
geri dönmesi gerektigini söyledi. David hemen
Ankara’dan Kas’a dogru arabamizda 500 kiloluk
yükle yol alirken bizi arayip güzel haberi
verdi. Fakat uzun yillardir uluslararasi bir ekiple
çalismamiz ve bu tip pek çok engelle mücadele
etmis olmamiz sebebiyle sogukkanliligimizi koruyabildik.
Yasemin çok iyi bir sporcu ve bir dalis hayrani
olan Dis Ticaret Bakani Kürsat Tüzmen’i
aradi. Tüzmen’in havaalani yetkililerine
Jamaikali sampiyonumuzun geri gönderilmemesi konusundaki
talimati ardindan problem çözüldü.
Fakat bu kargasa sirasinda çok önemli bir
sapagi kaçirmis oldugumuzu farketmemizin ardindan
zaten uzun yolumuzda 2 saatlik zaman kaybettik. Sonuç
olarak konaklama destegini saglayan Hera Otel’e
sabaha karsi 4:00’de varabildik.
Bugün biraz dinlenme sansini bulduk ve hersey
yerine oturmaya basladi. Dalgiçlarimiz Misir’dan
Arthur Zaloga ve Italya’dan Luca Cora vardilar.
Mutlu Günay ve diger ekip üyeleri de yarin
sabah variyor. Trimix ve oksijen tüplerimiz teknik
sponsorumuz BOS tarafindan teslim edildi, tekne ve malzemeler
yarinki dalis için hazirlandi. Yarin daha çok
bir deneme günü olacak, teknedeki sistemimizi
kuracak, inis hattini ve deko istasyonlarini hazirlayacagiz.
Yeni ipimizin ölçümlerini teyid edicez,
David ve Yasemin birkaç sig alisma dalisi yapacak.
Geleneksel derinlik artirma programimiza gore Yasemin
30 metreye, David 40 metreye birkaç dalis yapacak.
Kolay ve eglenceli bir gün olacagini düsünüyoruz,
fakat yinede tüm günümüz çalismayla
geçecek. Dalis grafiklerini bilgisayara yükleyecek,
inis ve çikis hizlarini kontrol edip, optimum
dalis süresine ulasmak için teknik degerlendirmesi
yapacagiz. Yarinki yazimizda size ilk dalisin nasil
geçtigini anlatirken David ve Yasemin’de
kendi izlenimlerini aktaracaklar.
Güvenli dalislar dileklerimle,
Rudi Castineyra
|